aksamyemegi,

La Parmigiana di Melanzane/Fırında Peynirli, Domates Soslu Patlıcan - İtalyan Mutfağı

04:01 yesimdusova 2 Comments


Hayatta en güzel hediye sevdiklerimiz. Her gün çevremdeki insanların varlığı için, şükrediyorum. Onlar var olduğu için var olduğumu, yaşamak için sadece sevgi gerektiğini görüyorum. 
İçimizde derinlerde eksik bir şeyler hissettiğimizde sanırım daha fazla sevgiye ihtiyacımız oluyor. Hafta sonunu Bursa’da yeni doğum yapan bir arkadaşımın yanında geçirdim. En güzel dostluklar, eskiye dayanıyor. Hiç yabancı hissetmiyorsunuz kendinizi, hep aileden biri gibiler. Dünyaya yeni gözlerini açan minik bebek ise ayrı bir mutluluk kaynağı.  Allah ona uzun ömürler nasip etsin. Kendisinden bahsederken suratımdaki ifadeler fazlasıyla değişiyor. Bırakıp dönünce, insanın aklı kalıyormuş. Ufacık bebek, sevgimizi varlığımızı hissedip, kucağımızda huzur buluyor. Biz odada yanındayken daha bir huzurlu uyuyor. Hangi yaşta olursak olalım, bizi mutsuzluktan çekip çıkarabilecek tek şey sevgi..

Geçen gece eşimle evlilik yıldönümümüzü kutladık. Kutlamayı evde yapmaya karar vererek, iş çıkışı kendimize güzel bir menü hazırladık. İtalyan mutfağından vejeteryan bir yemek, La Parmigiana di Melanzane yı seçtik. Yanına da zeytinyağı ve balsamik ile kızartılmış ekmekler başlangıç olarak yerini aldı. Küçük bir kutlama masasıydı ama sevgi doluydu. Daha öncesinde patlıcanı tost makinasında ızgarada pişirip, üzerine domates sosu dökerek servis ediyordum. Bu akşam formunu biraz değiştirip, içeriğini zenginleştirdik. İtalya’nın genelinde sevilerek tüketilen bu yemeğin orijinal tarifi Sicilya bölgesine aitmiş. Parmigiana içerisindeki parmesan peynirinin Parma sından geliyormuş. Melanzane ise İtalyanca patlıcan anlamına gelmektedir. Moolinyan diye telaffuz ediliyormuş. Bir yerde melanzane pizza yemiştim, sebzeli anlamında kullandıklarını düşünmüştüm, kabak ve patlıcan ile yapılmıştı. Bu yemek de patlıcan yerine kabak ile de yapılabilirmiş. Ben yine de domates sosu ile patlıcanı daha çok yakıştırıyorum.


La Parmigiana di Melanzane

1 kg patlıcan (4 adet orta boy),
15 yaprak fesleğen,
1 adet mozarella peyniri,
100 gr. parmesan peyniri,

Domates sosu
1 orta boy sogan,
3 diş sarımsak,
3 orta boy domates,
2 yemek kaşığı salça,
Öncelikle patlıcanları şeritler halinde keserek yada kabuklarıyla nasıl arzu ederseniz, dilimleyip, tuzlu su içerisinde bekletiniz.
Patlıcanın acı suyunu salması için en az yarım saat bekletiniz. Ardından patlıcanları yıkayıp, kurulayınız. Orjinal tarifinde patlıcanlar yağda kızartılmaktadır. Ama her zaman daha az yağlı olsun diye uğraştığım kendi mutfagımda kızartmayla aram pek iyi değildir. Tabi ki kızartılınca tadı harika oluyor.Tercih sizin.. Onun yerine fırın tepsinine patlıcanları dizip, üzerlerine hafif zeytinyağı gezdirdikten sonra, tuz ve karabiber ilavesi yaparak, 200 derece ısıtılmış fırında pişiriniz. Patlıcanlar kısa sürede yumuşuyor, 15 dk içinde kontrol ederek, yumuşadıkları zaman fırından alınız.

Bir yandan domates sosunuzu hazırlayınız. Öncelikle soğanları jülyen (ince uzun, annem piyazlık der:)) olarak doğrayınız. Bir tavada soğanlar pembeleşene kadar pişiriniz ve bu sırada sarımsakları da ince ince dograyarak ilave ediniz. Soğanları büyük sevmiyorsanız küp küp ufak ufakta doğrayabilirsiniz. Ben yemeğin içerisinde belirgin görünmelerini seviyorum. Domatesleri yıkayıp, ufak ufak doğrayınız. Tavanın içerisine domatesleri ilave ederek, pişiriniz. Domatesler hemen suyunu salmayacağı için içerisine biraz ılık su ilave edebilirsiniz. Domatesler pişmeye başlayınca içerisine salçayı ilave ederek, karıştırınız. Sos çok koyu olmasın diye sonraki aşamada içerisine biraz daha su ilave ederek, kaynattım. En son tuz, karabiber ve ufak ufak doğranmış fesleğenleri ilave ederek, tavayı ocaktan alınız.

Isıya dayanıklı bir kap yada döküm tava içerisine altına öncelikle biraz sostan, üzerine pişirdiğimiz patlıcanları dizerek işe başlıyoruz. Dizdikten sonra üzerinde sosu gezdiriyoruz. İnce ince dilimlediğiniz mozarella peynirlerini, üzerine örterek, üstüne de  biraz parmesan peyniri serpiştiriyoruz. Daha sonra üzerine kalan patlıcanları dizerek, kalan sosu üzerinde gezdiriyoruz. En üste yine mozarella ve parmesan ile kaplıyoruz. Ben iki sıra yapmayı uygun gördüm. Fırında patlıcanlar kızartmadaki kadar incelmediği için 2 sıraya bölüştürerek boşluk kalmayacak şekilde dizdim. En üste parmesan peynirini bolca eklemeyi unutmayınız. Parmesan üzerinde sert, çıtır bir tabaka oluşturarak lezzet katıyor. Mozarella ise içerisinde eriyerek, ağızda kendisini hissettiriyor.
Ben mozarella yerine keçi peyniri ile de denemek istiyorum. Patlıcan ile keçi peynirini çok yakıştırıyorum.

200 derece fırında yarım saat kadar pişiriniz. Fırından aldıktan sonra, servis aşamasında üzerini bir kaç dal fesleğen yaprağı ile süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun..



Geçen pazar günü boğazda çok güzel bir farkındalık yaratılmıştı. Boğazdan tehlikeli madde taşıyan tankerlerin geçmesinin, boğazda oluşabilecek zararlarına karşı dikkat çekmek için protesto düzenlenmişti. Boğazda renkli bir görüntü oluşturmuştu. Bütün teknelerin aynı anda, boğazda salınımı daha önce şahit olmadığımız bir görüntüydü. Güzel bir farkındalık yaratılmıştı. Bir kaç kare paylaşmak istedim.

2 yorum:

Biberli,

Cheddar, Pepper and Rosemary Scone - Biberli, Cheddar Peynirli ve Biberiyeli İngiliz Bisküvileri (Scone)

11:56 yesimdusova 9 Comments



Güneşli bir pazar gününe uyunanca, kendimi mutfaga attım. Bütün hafta yapıcaklarımı kafamda planlayıp, tariflerini not etmiştim. Geçen hafta arkadaşlarım ile beraber yemek hazırlarken, akşam üzeri acıkırız diye scone yapmak istedim. Fırından sıcak sıcak çıkınca, tepsinin yarısını götürdük. Sıcakken, dışı çıtır, içi yumuşak, bisküvi gibi bir ekmek oluyor. İngiltere’ye seyahatim sırasında, kongrede öğleden sonra çay arasında scone ve clottered cream ikram ettiler. Önce, büskivi gibi, biraz sert buldugum bu bisküvi içerisine, clottered kremayı ve reçeli sürünce, yemeye doyamadım. Krema acayip güzel, süper yağlı birşey ama tadı yemeye kesinlikle değiyor:) Sonra öğrendim ki, İngilizlerin meşhur 17:00 çaylarının vazgeçilmeziymiş. Hatta, scone nın telafuzundan (sıkon), içerisine sürdüğünüz krema mı, reçel mi önce gelmeli gibi tartışmalara konu olan önemli bir atıştırmalıkmış. Üzerine uzun uzun konuştuk. Kongreye bile konu olabilirmiş megersem:) Scone yanında içtikleri sütlü .ay konusunda da, insanların ciddi takıntısı olduğunu ve süt mü önce çay mı önce koyulmalı tartışmalarına tanık olarak, bu çayında İngilizlerin hayatındaki yerini görmüş oldum. Öyle ki bazı insanlar kendi çaylarını kimseye hazırlatmazlarmıış, istedikleri gibi olmadığı için! Neyse, daha Londra’dan dönmeden scone denemeyi kafaya koydum! Geçen haftada, tatlıdan çok tuzluya ihtiyacımız olunca, önceliği tuzlu scone hazırlamaya verdim. Aslında tatlı yapınca clottered cream de hazırlamak istiyorum ama biraz zahmetli geldiğinden bekletiyorum:)

Bir yandan panini ekmeklerim kabarırkan, bir yandan scone ları fırınladım. Bu sırada da kurabiye hamurunu hazırlayıp dolaba koydum. Fırından gelen harika kokular yanında, bir türlü evden ayrılamaz duruma geldik. Eşiminde yardımıyla toparlanıp çatalcaya pikniğe gittik. Eşimin ailesinin orada bir evleri var, yazın orada vakit geçirmekten keyif alıyoruz. Bahçeyi dolaşıp, mevsim meyvelerini topladık. Bir tek çilekler vardı olmuş. Yerden kırmızı kırmızı gülümsüyorlardı. Yeşil yaprakların altında çilek bulmaca oynadık:D Erik ile şansımı denedim ama daha öyle acıydı ki, çekirdek yiyormuş gibi oldum.


Hemen çay demleyip, scone ları 5 çayında götürdükten sonra panini ekmeklerimizi mangala sakladık. Yapılışı öyle kolay bir ekmek ki, mangalda pişen köftelerle sandiviç yaptık. Ekmeği bu haftasonu yeniden deneyip, tarifini paylaşacağım. Hazırlaması çok kolay, hemen kabaran harika bir hamur:)


Sabah, hamurları hazırlarken, kahvaltıyı da ihmal etmedim. Kendime harika bir omlet hazırladım. Eşim yumurtasını sadece göz göz yer! Yumurtasının sarısının çiğ kalması üzerine, scone kadar konuşabilir:) 


Keçi peynirli, Dereotlu Omlet
Kalın bir dilim keçi peyniri,
2 yumurta,
4-5 dal dereotu,
tuz, baharat, azıcık süt.

2 yumurtayı bir kap içerisinde çırpınız. Daha sonra keçi peynirini elinizle ufalayarak, süt ile beraber karışıma ekleyiniz. İnce ince doğranmış dereotlarını ilave ettikten sonra tuz ve karabiber ile lezzetlendirerek omletiniz hazır. Önceden kızdırılmış tavaya, zeytinyağı döküp üzerine de yumurtalı karışımınızı dökünüz. Kenarlarından hafif hafif toplatarak, yumurtanızı pişiriniz. Üzerine kapak kapatarakta pişirebilirziniz. Tabağınıza aldığınızda üzerine ince ince dilimlenmiş, avokado ile lezzetlendirebilirsiniz.

Afiyet olsun...





Cheddar peynirli, Biberli, Biberiyeli Scone

2 su bardağı un,
1/2 su bardağı (yaklaşık 85 gr.) tereyağ (küp küp kesilmiş, soguk)
1 paket kabartma tozu,
1 çay kaşığı karbonat,
1 çay kaşığı tuz,
3/4 su bardağı soguk krema (1/4 su bardağı sütte kullanabilirsiiz.)
3/4 su bardağı cheddar peyniri (rendelenmiş),
Baharat, kırmızı biber vs..

Unu eleyerek, tuz, kabartma tozu ve karbonatı da ilave ederek, karıştırınız. Unun içerisine tereyağını ilave ederek, parmak uçlarınızla parçalayınız. Tereyağ un ile tamamen karışıp, tereyağ parçası kalmayana kadarun ile ellerinizlekarıştırınız. Daha sonra içerisine krema ya da süt ilave ederek karıştırınız. Kremayı çırpmadan, sıvı kıvamında ilave ediniz. En son, istediğiniz baharatı ve peyniri ilave ederek karıştırınız. Hamuru şekillendirmeden, 20 dk kadar buzdolabında bekletiniz. Daha sonra 1-2 cm kalınlığında istediğiniz kalıp ile keserek, tepsiye dizebilirsiniz. 180 derece, 10-15 dk arasında üzerleri hafif kızarana kadar pişiriniz.

Süt ya da krema tarif ikisi ile de başarılı sonuç veriyor. Krema çok yağlı diye başta denemek istememiştim ama aynı formu yakalayabiliyorsunuz. 

Daha önce, taze soğan ve nane eklemiştim. Bu sefer biberiyeleri ufak ufak keserek içerisine ilave ettim. Taze otları kullanmanızı taviye ederim. Kekikte harika bir tad verecektir ama evde taze kekik yoktu. Kırmızı biber, görüntü açısından içerisinde harika görünüyor, tavsiye ederim.

Afiyet olsun..

9 yorum: