belsel,

Domates soslu fesleğenli, İtalyan usulü makarna - Ricotta dumplings

06:52 yesimdusova 8 Comments



İtalya'yı karış karış gezip, bütün makarnalarını, pizzalarını tatmak istiyorum.. Bunu yapan iki ünlü şef Antonio Carluccio ve Gennaro Contaldo,  "Two Greedy Italians" adıyla yayınlanan belgesel tadındaki yemek programı ile çok eğlenceliler. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izlediğim ilk bölümde, yaptıkları makarnayı denemek istedim. Hem makarna hem de fesleğen söz konusu olunca, ağzımın suyu akmadı değil. Ben daha bir kaç bölüm izledim ama çok eğlenceliler. 2 usta yıllar önce İtalya yı terk etmişler ve bu programda hem dogdukları yerlerden başlıyorlar hem de İtalyan mutfağını tanıtıyorlar. Yemekleri de nerede taze malzeme var ise orada pişiriyorlar. 


 İtalya'nın köyleri ve doğa güzellikleri inanılmaz. Birde buna lezzet denemeleri eklenince, off.. İlk bölümde, aile kavramından bahsediyorlar ve çok hoşuma giden birşey var. Herşey masa da olur diyor, masa da yemek yenir, sohbet edilir, kavga edilir, en önemli kararlar alınır, evlenilir, boşanılır.. Herşey masa da olur! Ne kadar doğru birşey! İkinci bölümde de harika bir limonlu peynirli tart pişirdiler. Tabi dalından toplandıkları taze limonlar ile.. 

 
Bölümü izleyince, eve peynirleri aldık fakat vakit bulamayınca bizim peynirler küflendi! Neyse ikinci niyetimizde başardık. Bu tarif ev yapımı bir makarna tarifi, çocukluk anılarından hatırladıklarıyla pişirdiler.. Ricotta peyniri yerine taze lor peyniri kullandım. Daha yumuşak, krema kıvamındaki lor peynirden kullandım.



 Malzemeler (2-3 kişilik);

4 yumurta sarısı (tarifte 3 tane yazıyor, ben fazla kırdım.)
200 gr. taze lor peyniri,
30 gr. parmesan peyniri (2 yemek kaşığı yeterli olucaktır.),
1.5 su bardağı un (200 gr.)
tuz ve biraz kara biber.

Öncelikle bir kapta yumurta sarısı ile peyniri çatal yardımı ile karıştırınız.Parmesan, karabiber ve tuzu ekleyip, karıştırınız.
Daha sonra en kullanışlı mutfak aletini kullanalım diyor şef ve unu karışımın üzerine eleyip, elle yoğurunuz.
Tezgaha unu serpiştirip, hamuru bir kaç ufak parçaya ayırıp, her bir parçayı bir iki parmak kalınlıdıgında ince rulo haline getirip, bir kenardan ince ince kesmeye başlıyoruz. Ben hamur parçaları birbirine yapışmasın diye, üzerlerine biraz un serpiştirdim. 
Daha sonra kaynayan tuzlu suda, makarnaları haşlıyoruz. 

Sos;

3 diş sarımsak,
4 domates,
Domates püresi ve suyu,
1 demet fesleğen,

Öncelikle zeytinyağı döktüğümüz tavada ince ince kestiğimiz sarımsakları biraz kavuruyoruz, daha sonra dilim dilim kesilmiş domatesleri ekleyip, biraz yumuşayana kadar karıştırıyoruz. Daha sonra domates püresi ve suyunu ekliyoruz. (Yazdan anneannemin hazırladıgı hazır karışımı kullandım. Oldukça lezzetli oluyor.) Domates sosunun kıvamı biraz sulu olması gerekiyor, gerekirse biraz su da ekleyip, fokurdayana kadar pişiriyoruz. En son dogradığımız fezleğenleri ekleyip, karıştırıp, ocaktan alıyoruz. Domateslerin içinde bütün ağza gelmesi lezzetli oluyor, çok pişirmemeye özen göserin.

Servis ederken, bol sos koyduğumuz tabağa, tencereden süzgeç ile pişirdiğimiz makarnayı ekliyoruz. Üzerine bol, parmesan rendeleyip,servis edebilirsiniz. Makarna, peynir tadında yumuşak bir hamur, bol sos ile çok lezzetli oluyor.

Afiyet olsun..




I want to travel all around Italy and taste the pizzas.. Two famous chef from Italy, Antonio Carluccio and Gennaro Contaldo are come out a documentary foos program "Two Greedy Italians".
It is so enjyable. One of my friend advice the program and I admire them at the first program that are made a ricotta dumpling (pasta). I want to try the recipe with basilikum and pasta..
I have just wacthed few episode but enjoy so much. They lesf their home country, Italy, many years agor and now they turned back to attract a food program in Italy over İtalian foods. They have been cooked where they find a fresh food.

The villages of Italy are awesome, when the tastes are added the view, it becomes wonderful! At the first episode, they mentioned the concept of being family.
They said all the things is happened at the table.. Peope decided to marry, divorce at the table. All important decisions are given at the table. People make love, fight, dance at the table. It is so true.. We also dance on the table:) They cooked also a nive lemonade pie at the second part. Also, they used fresh lemonade that are collected from the tree.
 
We bought all kinds of cheese but unfortunately, we couldn't cook! Anyway, finally, we succeed it! I used soft uncured cheese instead of ricotta cheese because I couldn't find it aroun my house in Istanbul. I choosed soft,creamy cheese.

Ingredients (2-3 people):

4 egg yolks (they used 3 but I added wrongly 4)
200 gr. ricotta
30 gr. parmesan (2 table spoon is enough)
1.5 cup flour (200 gr.)
salt and black pepper

Fisrt of all, mix the egg yolks in a pot, then add the ricotta cheese and continue to mix with a fork.Add the salt, black pepper and parmesan.

Then add flour and mix it with your hands (He said now we used the delicous equipment of the kitchen.)

Sprinkle some flour on the bench and knead the dough. I have cut the dough three pieces then make a mall rolls to cut the pasta! Each rolls are nearly 1-2 inches.

then put the pieces in boilng water. Cook the pastas few minutes or how you like!

 

Sauce; 

3 cloves of garlic,
4 tomatoes,
Tomatoes pure,
1 bucnh of basilikum.

Preheat the olive oil in a sauce pan and add the peeled garlic cloves that cut in a thin slices. Then add the tomatoes that are cut big pieces. When tomatoes are roasted add the pure and some water.
Sauce should be sassy! Finally, add the choped basilikum in sauce. It is ready!

When you are serving, put more amount of sauce and add pastas in it, the mixed! Finally, sprinkle grated parmesan over the plates!
Taste of pasta is like cheese and soft! It is wonderful with over sauce with basilikum!

Bon Apetit!

8 yorum:

aksamyemegi,

Tatlı-Acı soslu tavuk - Chicken with Sweet Chili Sauce

05:51 yesimdusova 11 Comments



Kısıtlı zamanlar da pratik yemekler yapabilmek.. Kendimi bu konuda geliştirmeye çalışıyorum. Aslında sürekli fazla yemekten ve tatlı yemekten şikayet edip, biryandan ne yapsam acaba diye düşünüyorum. Evde mümkün olduğunca az tatlı bulundurmaya çabalasam da, uğraşım boşa gidiyor. Aşure ayının gelmesi ile de ayrı bir keyif yaşıyorum. Bu sene bende evde pişirmek istiyorum, bakalım yapabilecek miyim;)
Buaralar favorimiz Sweet chili (tatlı-acı) soslu tavuk.. yanına fırında patates ve bol salata ile.. Sosu kendim yapabilmeyi isterdim ama hazırı oldukça pratik bu aralar. Fırına (180 dereceye) aldığım kemiksiz tavuk butlarını, soslanmış patatesler ile atıyorum, bazen aralarına cherry domateste serpiştiriyorum. Yanına da bol yeşillikli bir salata.. Tavukları servis ederken üzerlerine bol miktar sweet chili sos döküyorum.  Bu sos tavuğa çok yakışıyor. Patatesleri bazen ufak ve taze alıp, kabuğunu soymadan elma dilim şeklinde atıyorum. Canım o an nasıl isterse.. Hem kısa sürede hazırlayabileceğiniz hemde oldukça pratik bir yemek.. Lezzeti denemeye değer;)

Afiyet olsun..

11 yorum:

balık,

İstanbul Turu - Karaköy - Beykoz

09:19 yesimdusova 7 Comments


İstanbul bu hafta sonu, yazdan kalma günlerin keyfini çıkardı. Bizde güneşi görünce, kendimizi dışarıya attık.. Günler kısalıp, saatler geri alınınca hava hemen kararıveriyor, ondan güne erken başlamak lazım. İstanbul'da Karaköy tarafını çok sever olduk. Kafeleriyle, atmosferi ve sokakları ile çok keyifli bir yer. Karaköy Güllüoğlu, Namlı ve balıkçıları ile de lezzet duraklarını da gözardı etmemek lazım. Ara sokaklardaki küçük dükkanları, herzaman alış-veriş yapacağınız seyyar satıcılar.. Birde sahil var tabi. Oturup, tarihi yarım adayı karşıdan izlemek, balık tutanları izlemek var. Hele birde Cihangir'den Karaköy'e inmek, hem ulaşım açısından rahat hemde doya doya İstanbul'u yaşamış oluyorsunuz. Tepeden başlayıp, ara sokaklarına dalıp, arada görünüp kaybolan boğaz manzarası, tarihi evleri ile yol hiç bitmesin istiyorsunuz. Sıra selviler den dümdüz indiğiniz zaman, hem yokuş aşağı hem de tam Tophaneye iniyor. Bana biraz kestirme gibi geldi;)
Karaköy'e inince birbirinden farklı tasarımlara sahip, çok güzel kafelerle karşılaşacaksınız. Kafeler genelde sokak aralarına serpiştirilmiş. Karaköy hala o tarihi yapıyor koruyor. Biraz ilerleyin "Fransız Geçidi" ile karşılaşacaksınız. Bir iş hanı, alt katta kafeler ve dekorasyon, takı dükkanları var. Biraz ilerleyince sahilde bir kahve içip, denizi seyredebilirsiniz, eve dönüşte taze balık almayı unutmayın! Ordan tünelle nostaljik tura devam edip, Taksime çıkabilirsiniz. 

Karaköy, sanatseverlerin de uğrak yeri. Sanat galerileri ve İstanbul Modern ile her zaman güncel bir sergi gezmek mümkün. Geçen ay İstanbul Bienali vardı. Bauart da Bahçeşehir Üniversitesinin kurduğu yeni bir sergi mekanı. Amerikalı sanatçı, Julie Upmeyer'in sergisi (üstteki fotoğraflar) vardı. Karaköy sokaklarını bize farklı bir sunum ile göstermişti. Fotoğraf sergisi fakat fotoğraflar öyle bir tasarlanmış ki, üç boyutlu görüntüleri ile sizi cezbediyor. Bakarken açıyla oynayıp, farklı bakış açıları yakalamak mümkün. 

Bugün ki, durağımızı karşıya çevirdik. Küçüksu Kasrı, Osmanlı döneminde yapılmuış ve padişah ların sadece av dönüşü uğrayıp, dinlendikleri bir konak. Bahçesi, mimarisi ve eşyaları ile harika bir yer. Hayran kalıyor insan. Burada dinlenip, kayıkla karşıya geçiyorlarmış. Cumhuriyet'in ilanıyla da çalışma amaçlı kullanılmış ve müzeye çevrilmiş. Biz evi ve bahçesini gezerken büyük hayranlık duyduk. Buradan Mihrabat Korusuna çıkıp, doğayla iç içe Boğazı seyrederek bir yürüyüş yapabilir, Kanlıca sahilinde dolaşıp, yoğurt yiyebilirsiniz. Her şeyden önemlisi huzurlu bir gün geçirebilirsiniz. Bu da günün sonunda oluşturduğumuz sonbahar tabağı..

7 yorum: