ballıpunake,

Pancake - En güzel pancake tarifi

10:50 yesimdusova 9 Comments


Haftasonu geldi mi, kahvaltı keyfide gelmiş demektir. Bu hafta annemi kandırıp, bizde kalmaya ikna ettim ve çok seveceğini düşündüğüm pancake yaptım.Daha sonra annem de pazar sabahı anneannemlere yapmış:) Anneannem yumuşak olduğu için çok sevmiş, tam bizim dişimize göre diyor:) Bir yandan annemin benden birşeyler öğrenip yapmasına çok memnun:)
Bugün evde olmayı özlemişim. Eşim çalışırken evde olmayı, okula gitmediğim zamanlar yaptığım gibi evde oturup çalışmayı, sıkıldıkça ev işlerine bakmayı, bir yandan mutfaga girip atıştırmayı:) Çalışma masama bile oturmuyordum, misafir odasına çevirmiştik burayı. Bugün günler sonra fonksiyonuna kavuştu:) Evde olmak gibisi yokmuş..



Pancake tarifini ilk yazın, çatalcada denemiştim. Açık havada güzel bir pazar kahvaltısında tadı damağımızda kaldı. Yumuşacık ve pufidik kıvamı ile çok lezzetli. Özellikle bal ve meyveler eşliğinde çok daha lezzetli oluyor. Biraz waffle ı andırıyor. Nutella ile olan uyumundan zaten hiç bahsetmicem!..;) Kesinlikle bizim akıtmadan, krepten farklı bir lezzet. Üstelik içerisinde hiç yağ yok! Bol yumurtalı ve sütlü.. Kabarmasını yumurta sağlıyor. Tarife geçelim artık..





Malzemeler;

3 yumurta,
1.5 çay bardağı süt,
1 çimdik tuz,
1,5 su bardağı un (un yumurta büyüklüğünüze göre biraz azaltıp,arttırabilirsiniz)
1 kabartma tozu.

Öncelikle yumurtanın sarısını ve akını ayıralım. Puf puf pancake ler için, yumurtanın akını köpürene kadar mikser ile çırpınız. İçerisine isteğe bağlı olarak şeker ilave edebilirsiniz, ben tavsiye etmiyorum.

Yumurtanın sarısını çırpıp, içerisine sütü ilave ediniz. Bir kapta elediğiniz un ve kabartma tozunu karışıma ilave ediniz. Bu aşamada tahta kaşık ya da spatula ile karıştırmaızı tavsiye ederim. Yumurta boyutlarına bağlı olarak un miktarı 1-2 tatlı kaşığı azaltabilirsiniz. Kıvamı çok cıvık, krep hamuru gibi olmuyor. Sert bir hamurda elde etmemelisiniz, akışkan olmalı.
NOT: Eğer stand mixer ile karışımı hazırlıyorsanız, yumurtaları bütün olarak çırpabilirsiniz. Çok fazla çırpmamaya özen gösteriniz, fazla çırpıldığında yumurta hemen çöküyor. Aynı şey yumurta aklarını tek çırparkende dikkatli olunuz.

Yumurta sarısı ve unlu  karışıma çırpılmış yumurta aklarını ilave edip, spatula yardımı ile yavaşça karıştırınız. Akışkan köpük köpük bir karışım elde edeceksiniz.

Orta ateşte hatta biraz daha kısık, hafif yağlağınız tavada pişirebilirsiniz. Tavanız yapışmaz bir tava ise yağlamanıza gerek yok. Çok hızlı pişiyorlar, başından ayrılmayın derim. Tavayı ilk seferde yağlıyorum sadece, sonrasında hiç yağ dökmüyorum. Ufak boy bir tava kullandım (seramik tabanlı). Kepçe yardımı ile tavaya döküyorum ve ince bir tabaka halinde değil, biraz kalın olarak hamuru tavaya döküyorum.

Afiyet olsun..

9 yorum:

baklava,

Bayram tebriği - Ev baklavası

05:20 yesimdusova 7 Comments



Bayram bitse de tadı kalıyor. Sevdiklerimize ayırdığımız bu dar zamanlarda herkesin biraraya gelmesi, kavuşmalar, telaşlar sıkıştırılmış durumda. Günler öncesinden başlayan bayram hazırlıkları, birlikte yenilen yemekler, özlediğimiz anlar.


Bayram dışında biraraya gelemiyor muyuz? Geliyoruz fakat hep eksikler olur, hepimizin birbirimizde daha değerli yapacağımız işler oluyor. Oysa Bayramlar buyüzden var. Biraraya gelebilmek için. Bu bayram çok sevdiğim 3 arkadaşımı görme fırsatım oldu. Uzun zamandır biraraya gelmediğim insanlarla konuşma fırsatı. Çok tatlı ufak bir kız çocuğu tanıdım. Elimi öpüp bana "iyi bayamlay" diledi. Ben bu bayram aldığım ilk maaşım ile harçlık verdim. Bayramım tatlı geçsin diye,bol bol baklava yedim. Çok sevmesem de kurban eti diye kavurma yedim. Bu bayram uzun ve güzeldi. Geriye, tezgahta yarım tepsi baklava, yarım pasta, iki paket kavurma kaldı.. Birde tatlı sohbetler..

Geçen bayram hepsini tükettiğimiz baklavalardan bu sefer sizlerede ayırdım:) Annem her bayram arefesi, oturup tufka açar, balava yapar. Hem de seneler önce öğrendiği o özel kesimi ile.. Ay şeklinde kesilen baklavalar, annemi temsil eder. Hazırlaması biraz zahmetlidir. Heryerimiz nişasta olur, bembeyaz, gıcır gıcır.. Şerbetini anneannem yapar, bu bayram şerbeti biraz fazla gelmiş, baklava biraz yumuşak ve bol şerbetli olmuş. Pastahane işleten bir arkadaşım, şerbetini herzaman ağırlığına göre dökmek lazım dedi! Anneannem için artık bir ölçü olmaz ama yeni ustalaşan eller için, önemli bir nokta olabilir..

Sevdiklerinizle beraber nice bayramlara..

7 yorum:

ıspanak,

Ispanaklı Makarna - Pasta with spinach

10:55 yesimdusova 0 Comments

 

Geçen hafta geçen soguk günlerin üzerine, bütün kışlıkları aktardım, tedbirleri aldım, bu seferde havalar ısındı:D Artık sonbahar kavramını yaşamayacağız sanırım. Ya sıcak ya soguk.. ceketimizi alıp dışarı çıkamayacağız.

Yalnız markete girince kışı ne kadar özlediğimi ve ne kadar çeşitli olduğunu anladım. Yazın cıvıltısı ayrı bir güzel.. Ama ihmal edilmemesi gereken bir gerçek var ki, ıspanak, pırasa.. sebze açısından çok zenginmiş! Başka bir özlemde balık! Sezon açılınca evlerden yayılan mis gibi balık kokuları ve göz alıcı balık tezgahları. Palamutla hamsiyle başlayan sezonda, birbirinden lezzetli balıklar, birbirini takip ediyor. Balık yağlandıkça, büyüdükçe lezzetide artıyor. Bu sene Yunanistan tatili bahanesiyle balıktan, deniz ürününden mahrum kalmasak ta alışık olduğumuz lezzetler başka.. Balık tezgaha çıkmışsa, kış gelmiş demektir. Benim kışı beklememin diğer bir sebebide balkabağı.. Yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Bir sürü tarif ayırdım. Bir inciri bir de kabağı özlemle bekliyorum. Buzdolabında incirli tart yapmak için bahçeden ayırdığım bir kova incir beni bekliyor! Umarım bozulmadan yetişirim onlar;)

Havalar soğuyunca gelmezmiş kış.. Kış sebzesi, meyvesi, balığı ile gelirmiş.. Ben kışın ne yapsam diye daha az düşünüyorum galiba..aklıma yemek gelmezse balık atıveriyorum fırına;)

Marketteki sebze şaşkılığımda, son kalan ıspanak demetini kaptım! Evet tek demet kalmış, az ama olsun, ozaman ıspanaklı makarna yapıyım dedim! Hem basit hemde lezzetli hem de renkli:D

Biryerde okumuştum, yediğimiz meyve ve sebzeler arasında farklı renkleri tercih etmeliymişiz.Mesela kırmızı üzüm.. çok faydalı bir meyveymiş. Ispanak yeşil rengi ile farklı bir duruşu olmasa da, vitamin olarak oldukça zengin.

MALZEMELER (2 kişilik)
 Bir demet ıspanak,
100 ml sıvı krema
Makarna.
Öncelikle bol su ile yıkayıp temizlediğimiz ıspanakları dogrumdadan buharda pişiriyoruz. Oldukça hızlı pişiyor ıspanak, biraz yumuşamaları yeterlidir. Daha sonra ıspanakları blender dan geçirip, püre haline getiriyoruz.

İstediğiniz tür makarnayı (ben kalem, penne ya da deniz kabuğu tavsiye ederim) öncelikle haşlıyoruz. Makarnayı biraz sulu bırakıp, üzerine krema ve ıspanak püresini döküp iyice karıştırıyoruz. Kremayı bol koymanızı tavsiye ederim. Makarnayı süzmeniz gerekiyorsa, önce tencerede kremayı ve ıspanak püresini iyice karıştırıp, makarnayı ekleyebilirsiniz. Ama krema miktarını karışım hafif sulu kalana kadar arttırabilirsiniz. Karışım hafif sulu kalacak şekilde bırakınız. Üzerine bol kaşar peynir ya da parmesan ile süsleyip, servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun..

0 yorum:

edirne,

Milföy Mini Pizza - Galette with milföy

08:11 yesimdusova 7 Comments


Geçen pazar günü çok yakın arkadaşımın nişanı için Edirneye gittik. Daha öncede onların yazlığına gidip, güzel bir Edirne turu yapmıştık. Edirne oldukça gelişmiş bir şehir. Öncelikle Selimiye Cami gibi inanılmaz bir mimariye sahip ve sokakları, evleri ile birçok şehre inat içindeki tarihi koruyor.


Edirneye gidip, ciğer yemeden, Meriç kenarında oturup bir kahve içmeden dönülmez. Aslında sokak aralarında dolaşmakta çok keyifli. İstanbul'da pek kalmayan, ufak dükkanları ve ahşap evleri ile  çok keyifli. Özellikle güneş batarken, Meriç kenarı ayrı bir güzel. Güneş Meriç köprüsünün tam karşısından, nehrin üzerine batıyor ve köprünün ortasında da padişah için inşa edilmiş bir alan var.




















Güzel bir pazar sabahı.ama canınız kahvaltı için çok ugraşmak istemiyor, biryandan da güzel birşeyler olsun istiyorsunuz masada.. Ozaman bu pratik, milföy pizza harika bir seçenek olur.


Bu mini pizzaları hazırlamak oldukça kolay ve pratik. Herkes uyanana, çay demlenene kadar pişer:)

Diktörden milföy hamurlarını oda sıcaklığında yumuşamaya bırakınız. Hamurlar kesilecek kıvama gelince, 1 cm kalınlığında şeritler kesip, bütün milföy hamurunun etrafına çerçeve yapınız. Daha sonra içerisine biraz domates sosu ve zeytin ezmesi sürebilirsiniz. Üzerine, renkli doğranmış biber, domates, sucuk istediğiniz malzeme ile süsleyebilirsiniz. Fırına atmadan önce kenarlarına yumurta sarısı sürüp, üzerine biraz kaşar peyiri sepiştiriniz. 180 derece fırında 15-20 dk arası pişirmeniz yeterlidir, zaten milföy hamurunun pişmesinden gözlemleyebilirsiniz. Üzerine arzu ederseniz baharat serpiştirip servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun..

7 yorum: